o Dünyanın tohum ile ilgili çalışmaları, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıdaki şirketlerin tekeline geçmiştir. Bulunduğumuz coğrafyanın, yaşam alanlarımızın, yerel kaynaklarımızın kirletilmesi pahasına daha çok üretmek mantığını ön planda tutmuşlardır. Tüm bu amaçları güderken, insan sağlığını hiçe saymak onlar için alışılagelmiş bir davranış olmuştur.
o Bu şirketler; Üretirken doğamızı, tüketirken sağlığımızı hiçe sayan bir mantığım sahipleridir.
o Üstelik bu şirketler; tohumların kimyasıyla oynarken aynı zamanda bitki hastalıkları için tarımsal ilaç üretiyor, gübre üretiyor, insanlar için ilaç üretiyor. Üstelik kendi bozdukları sağlığımızı, sözde iyileştirmek amacıyla ilaç üretiyorlar.
o Geleceğin hakimi olabilmek amacıyla güçlerinin yettiği ülkelerde bizimkine benzer tohum yasaları çıkartıyor ve o ülkelerin tüm geleceklerine el koyuyorlar. Çiftçiler, yalnızca o şirketler adına üreten köle olmaktan öteye geçemiyorlar.
o Savaş meydanlarında kazandığımız topraklarımızı ve yerel değerlerimizi hiç savaşmadan tohum yasaları gibi yasalarla daha fazlasını ele geçiriyorlar.
o Yerel üründen bahsederken yabancısı olduğumuz bu tohumlarla üretilen ürünleri ne kadar yerel sayabiliriz. Bu mümkün değil. Çiftçiyi bu kör düğümden kurtarabilmek için çözüm yolları aradık. Üretici pazarları kurduk. Başka bir tarım mümkün derken hep bunu hedefledik. Yerelin gücüne inandık. Bu memleket bir zamanlar tahıl ambarıyken ne oldu da bu günlere geldik. Hep bu soruyu sorduk kendimize ve çözümünü de kendimizde aradık.
o Çare bizde çare yerelde.
o Seferihisar’da ilkini 5 Şubat 2011 yılında düzenlemiş olduğumuz Yerel Tohum Takas Şenliği ile büyük bir başarı elde edilmiştir. Bu şenliğin hazırlıkları sırasında ulaşabildiğimiz her köyü ziyaret ettik. Kapı kapı dolaştık. Tarlada çalışanlarla tarlada, kahvede oturanlarla kahvede konunun önemini anlattık. Bu çalışmalar sırasında gödence köyümüzde çok az miktarda kaybolmak üzereyken bulduğumuz karakılçık buğdayımızı üretmeye başladık. Her bulduğumuz boş araziye ekerek bu günlere geldik.
o 2016 yılında Karakılçıktan ilk defa ekmek yaptığımızda tüm Türkiye’nin ilgisini çekmiştik.
o Alım Garantili Karakılçık Buğdayı Yetiştiriciliği Projesi ile dedik ki Devlet buğdaya kaç para veriyorsa 2 katını vererek geri alacağız. Ve yaptık.
o İmece yalnızca emekle de olmuyor, bu süreçte arazisini bizlere bedelsiz veren vatandaşlarımızın fedakarlığını da imeceden sayabiliriz.
o Her geçen yıl artarak devam eden Karakılçık Buğday üretimimiz bu gün Menemen ovalarına kadar ulaştı. Biraz sonra bu ovaya ‘’Kurda Kuşa Aşa’’ diyerek bu tohumları savuracağız. Ve sırtımızdaki yükün ne kadar önemli olduğunuz biliyoruz.
o 500 yüz dönüm Karakılçık ekeceğiz, yine bu ovalara onlarca dönüm Saz çavdarı ekiyoruz.
o Yapılan bu çalışma iklim değişikliği konusunda da iyileştirici etkiye sahip. Çok su harcamadan ilaç kullanmadan üretim yapılabilecek bir gelecek hayaliyle çalışıyoruz.
o Karakılçık buğdayı bölgemizin bir buğday çeşididir.
o Adını; olgunlaştıkça kararan başaklarından alır. Dane yapısı serttir.
o 1000 metrekarede 170/200 kg arası verimi ile hibrit çeşitlere göre çok daha az bir rekolteye sahiptir.
o Hasat miktarı az ama diğerlerine göre besleyiciliği fazladır.
o Sap uzunluğu diğer çeşitlere göre oldukça fazla olduğu için saman miktarı çok iyidir.
o Olgunlaşma seviyesi arttıkça uzayan boyu onun yatmasına neden olduğu için hasadı oldukça zordur.
o Bu özelliklerinden dolayı kendini koruyabilmiş ender buğdaylardandır.
o Ekşi mayalı ekmeği, eriştesi ve hatta tarhanası yapılır mükemmeldir.
o Bu yıl içinde farklı ilçelerimizde Karakılçık ekim çalışmalarımız olacak.
o Seferihisar’da yaptığımız ilk etkinlikten hemen sonra Can Yücel Tohum Merkezimizi kurduk. Merkezimiz O yıldan bu güne faaliyetlerine devam ediyor.
o İlk günden bu yana hedef büyüterek girişimlerde bulunuyoruz. Bu etkinliklerde milyonlarca fide dağıtımını gerçekleştirdik. Yüz Binlerce paket tohum dağıttık. İzmir’den Kars’a, Diyarbakır’dan Antalya’ya, Kıbrıs’a kargo yoluyla sayısız tohum dağıttık, 2011 yılı Seferihisar Yerel tohum Takas Etkinliği’nden bu yana tüm Türkiye’de 100’ün üzerinde etkinlik gerçekleşti. Hemen hepsine katılıp ürettiğimiz tohumlardan ve fidelerden dağıttık.
o Kıbrıs Mehmetcik Belediyesi ile yaptığımız protokol ile Zeka Bey Tohum Merkezi kurulması çalışmalarını yürüttük, karşılıklı eğitimler gerçekleştirdik. Bu girişimler gelecek için bizlere umut veriyor. Türkiye’nin çok farklı şehirlerinde Yerel ve Kırsal Kalkınma Modellerinden en güzeli olan üretici pazarlarının kurulmasında alt yapı çalışmalarında bulunduk, konuyla ilgili bilgilendirme toplantıları yaptık.
o Bu sayede kaybolmaya yüz tutan atalık tohumlar daha kolay ulaşılabilir ve üretilebilir olmuştur. Bölge köylülerimiz yerel tohumlarla yaptıkları üretim sayesinde kendi ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda tüketicilerinde konuyla ilgili bilgilenmesi yönünde çalışmaktadır. Her geçen gün yerel tohumlara ve ürünlerine olan ilgi artmakta bu konuyla ilgili kamuoyu oluşmaktadır.
o Buradan da anlaşılacağı üzere öncelikle yerel kalkınmaya tarım temelli başlanması gerektiğine, bunu yaparken de; tarımın tüm alanlarında faaliyet göstermenin önemine inanıyoruz. Ancak bu şekilde sosyal, çevresel ve ekonomik refahı yakalayabiliriz.
o Yerel tohumlar konusunda üzerimize düşen görevleri, her geçen gün daha yukarıda hedef koyarak gerçekleştiriyoruz. Daha fazla yerel tohum üretmeyi ve daha fazla üreticiye ulaşmayı ilke edindik. Tohumu gizli bölmelerde saklayarak yada onların karakterleri ile oynayarak değil, “Tohumun Bankası Topraktır” diyerek üretmeyi ve daha fazla tüketiciye ulaşmayı ilke edinerek çalışıyoruz.
o “Yerelde Sürdürülebilir Kalkınma” hedefiyle; İzmir’i küçük üreticinin, köylünün ve aile çiftçiliği ile geçimini sağlayanların, ülkemizde uygulanan tarım politikalarına inat, kendi ekmeğini pişiren, sebzesini yetiştiren, birlikler ve kooperatifler kuran, aracısız pazara çıkan, ürettiğini kendi pazarında, kendi tezgahında satabilen ve her şeyden önemlisi nasırlı ellerinden utanmayan ve alın teri kurumadan karşılığını alan insanların yaşadığı bir yer haline getirmek için çalışıyoruz. Başarılı olup diğer yerel yönetimlere örnek olma mücadelesi veriyoruz.